Safra kesesi taş ve polip
tedavisinde yeni yaklaşım
Safra Kesesi Koruyucu Cerrahi
Slider

Safra Kesesi Koruyucu Cerrahi

Safra kesesi önemli bir organ mıdır?

Elbette vücudumuzdaki her organ önemlidir ve tüm sistemler birbirleriyle etkileşim halindedir. Bir organın fonksiyon bozukluğu veya eksikliği diğer organ ve sistemleri etkiler. Safra kesesi de sindirim sistemi için çok önemli bir organdır.
Safra kesesinin safrayı depolama, yoğunlaştırma ve zamanı geldiğinde boşaltma işlemi sindirim sistemi ve biyolojik saatimiz için önem arzetmektedir. Bağırsaklara safranın yoğun şekilde akmasının sadece besinlerin sindirim dönemlerinde olması safra kesesinin sayesinde olmaktadır. Safra aslında sindirim hücrelerimiz için hasar verici bir maddedir. Safra kesesinin varlığı sindirim hücrelerimizin sürekli safraya maruz kalmasını önleyerek onları korumaktadır. Ayrıca uzun süre aç kaldığımız gece uykusu döneminde de safrayı bekleterek sindirim sistemimizin dinlenmesini sağlamaktadır.  Yağlı besinler ince bağırsağa ulaştığında safra kesesi kasılarak safrayı bağırsağa boşaltır.
Safra , deterjan benzeri etkisi ile yağları çok küçük parçalara ayırır. Bu sayede yağlar ve yağda eriyen vitaminler ince bağırsak hücreleri tarafından kolayca emilerek vücuda dağılırlar. Safra kesesi alınmış insanlarda bu döngü bozulmaktadır. Daha akışkan (yoğunluğu az) bir safra bağırsaklara sürekli akmaktadır.Midenin ve bağırsakların safraya ve safra tuzlarına sürekli maruz kalması alkalen gastrit ( hazımsızlık, şişkinlik, reflü) veya bağırsakta inflamasyona (şişkinlik, ishal) yol açmaktadır.  Safra yoğunluğunun az olması nedeniyle yağlar etkili bir şekilde parçalanamaz ve sindirilemez.

Bunun sonucunda da safra kesesi alınmış insanların yaklaşık %40’ında yağlı besinlere karşı hazımsızlık, mide ağrısı, şişkinlik, ishal veya yağlı dışkılama gibi sindirim şikayetleri gelişir.

Safra kesesini almadan sadece safra taşları alınabilir mi? Kimler bu ameliyat için uygundur?

Safra kesesi, başta sindirim sistemi olmak üzere vücudumuzdaki tüm organ ve sistemler ile koordineli çalışır. Diğer sistemlerdeki bozukluk safra kesesini de etkiler. Yanlış beslenme sonucu sindirim sisteminde gelişen bozukluklar veya vücudumuzun toksinlere maruz kalması tüm sistemlerde olduğu gibi safra kesesinde de kronik inflamasyona ve fonksiyon bozukluğuna sebep olur. Kronik inflamasyon sonucu kolesterol, safra asidi ve karaciğer metabolizması da etkilenerek safra kesesinde taşlara ve kronik iltihapa sebep olur. Safra kesesinde taş olan hastalarda yüksek oranda eşlik eden diğer sistem bozuklukları da vardır. Safra taşı oluşumundan sadece safra kesesini sorumlu tutmak yanlış bir yaklaşımdır.
Organı korumak esas olmalıdır.
Bu nedenle seçilmiş hastalarda ,safra kesesinin acilen alınması gereken bir durum yoksa, safra kesesi korunarak sadece içerisindeki taş alınabilir. Safra kesesini ve diğer sistem bozukluklarını iyileştirici tedbirleri uygulamaya ameliyat öncesi başlanarak ameliyat sonrasında da devam edilmelidir.
Aşağıdaki durumlar hastada mevcut ise safra kesesini korumak mümkün değildir ve bu hastalarda standart tedavi safra kesesinin alınmasıdır.
1. Safra kesesi iltihabı
2. Çok sayıda safra taşı
3. Fonksiyonu bozulmuş safra kesesi
4. Safra kesesi kanseri şüphesi
5. Diyabet
6. Kalp damar hastalığı
7. Kan hastalığı
8. Koledok taşı
9. Siroz veya kronik karaciğer yetersizliği
10. Kese duvar kalınlığının 4 mm’den kalın olması
11. Üst batın ameliyatı geçirmiş olmak
12. Kanser hikayesi
13. Şişman hastalar
14. Pankreatit
15. Hamilelik

Safra kesesi iltihabı olmayan, içerisinde en fazla 2-3 taş bulunan, duvar kalınlığı 4 mm’nin altında, fonksiyonu yeterli olan hastalarda safra kesesi korunarak safra taşı alınabilir.

Safra taşı alma ameliyatı için hastalar nasıl hazırlanır?

Detaylı muayene ve tetkikler ile eşlik eden sistem bozuklukları (mide ve bağırsak sistemi, hormonal sistem, nörolojik sistem vb.) saptanır. Ultrasonografi ile safra kesesinin yapısal özellikleri ve fonksiyonu değerlendirilir. Taş sayısı ve özellikleri belirlenir. Ameliyat için uygun olduğuna karar verilen hastaların diyet ve yaşam şekilleri düzenlenmelidir. Vücutta eksik olan vitamin ve elementler yerine konmalıdır. Bozuk olan sistem ve organlar düzelene kadar hastalar yakından takip edilmelidir. Önlemler başarıya ulaştıktan sonra safra kesesi fonksiyonları değerlendirilerek safra taşı alma ameliyatı planlanabilir. Ameliyat öncesi hazırlık döneminin süresi kişinin sağlık durumuna göre planlanır.

Safra taşı alma ameliyatı nasıl yapılır?

Safra taşı çıkarma ameliyatı , genel anestezi altında, laparoskopik (kapalı yöntem) olarak karın duvarına açılan küçük deliklerden yapılır. Karına açılan deliklerin sayısı safra kesesinin durumuna göre tek veya 4 adet olabilir. Ameliyat sırasında kamera sistemleri ve özel laparoskopik aletler kullanılır. Safra kesesinin tepe noktasından, taşların büyüklüğüne göre , kesi yapılır. Kamera ile safra kesesi içerisine girilerek taşlar çıkarılır. Ayrıca safra kesesi içerisinde polip varlığında da aynı işlem ile polip çıkarılıp ameliyat esnasında patolojik inceleme yapılabilir. Safra kesesi içerisinde ve safra kesesi kanalında taş kalmadığına emin olunduktan sonra mukoza ve seroza katları ayrı ayrı emilebilen dikişler ile kapatılır. Karın duvarındaki delikler de dikilerek kapatılır.

Safra taşlarının alınması ameliyatının komplikasyonları nelerdir?

Safra taşı alma ameliyatının komplikasyon oranı safra kesesini alma ameliyatına göre daha düşüktür.
Genel anesteziye bağlı komplikasyonlar görülebilir. Safra taşı alındıktan sonra safra kesesine açılan delik dikilerek kapatılır. Dünyada yapılan vakalarda bu dikiş yerinden safra sızıntısı görülmemiştir. Ancak yine de böyle bir ihtimal söz konusudur. Böyle bir durumda safra kesesi alınmalıdır. Ameliyat sırasında nadiren ana safra kanalına taş düşme riski olabilir. Yara yeri enfeksiyonu, kanama veya fıtık gibi komplikasyonlar nadiren görülebilir.

Safra taşları alındıktan sonra tekrar taş oluşma riski nedir?

Bir aydan 10 yıla kadar yapılan takiplerde tekrar taş oluşma riski %5-30 arasındadır. Dikkatli hasta seçimi , ameliyat öncesi ve sonrası beslenme ve destek önerilerine uyulduğu takdirde tekrar taş oluşma riski azalacaktır. Taş tekrarladığı zaman ‘Safra taşları ne gibi rahatsızlıklara sebep olur’ bölümünde anlattığımız durumlara yol açabilir. Yapılan çalışmalarda tekrar oluşan taşların çoğunlukla sessiz (şikayete yol açmayan) taşlar olduğu bildirilmiştir. Şikayete yol açtığı takdirde tedavi safra kesesinin alınmasıdır.

Kolesistektomi, Safra Kesesi Ameliyatı

Kolesistektomi, Safra kesesi alma ameliyatı nasıl yapılır?

Genel anestezi altında, karına açılan 3 veya 4 küçük delik ile laparoskopik aletler kullanılarak yapılır. Safra kesesinin kanalı ve damarları, klips denilen özel aletler ile bağlanarak kesilir.
Safra kesesi karaciğer yatağından serbestleştirilerek torba içerisine konur ve karın dışına alınır. Delikler dikilerek kapatılır.

Safra kesesi alma ameliyatının komplikasyonları nelerdir?

Genel anesteziye bağlı komplikasyonlar görülebilir. Ameliyat sırasında organ yaralanması, ana safra kanalı yaralanması, kanama olabilir. Ana safra kanalına taş düşerek ameliyat sonrası sarılık veya pankreatite neden olabilir. Ameliyat sonrası safra kaçağı görülebilir. Ana safra kanalında daralma veya kolanjit gelişebilir.
Karın içi apse gelişebilir.

Safra kesesi alınmasının vücuda ne gibi zararları vardır?

Safra kesesi başta sindirim sistemi olmak üzere tüm vücut sistemleri için önemli fonksiyonları olan bir organdır. Vücudumuzdaki tüm orga ve sistemler ile iletişim halinde çalışır. Diğer sistemlerdeki bozukluk veya eksiklik safra kesesini, safra kesesinin eksikliği de diğer organ ve sistemleri etkileyecektir. Safra kesesi alınan hastaların %30-40’ında safranın yoğunlaştırılamaması ve bağırsağa sürekli akmasına bağlı olarak sindirim problemleri devam edebilmektedir. Özellikle yağların sindiriminde yetersizlik gelişmekte ve yağlı dışkılama olmaktadır. Bununla birlikte yağda eriyen A, D, E, K vitaminlerinin yetersizliği görülebilmektedir.
Akışkan ve sürekli akan safra mideye reflü olmakta ve mide hücrelerinde hasar yaratarak alkalen gastrit tablosu gelişebilmektedir. Bu durum özellikle yağlı yemeklerden sonra hazımsızlık, şişkinlik şeklinde belirti vermektedir.
Bağırsaklarımızda bulunan dost bakterilerimizin (Flora) sayı ve çeşitliliği safra kesesi yokluğunda zarar görmektedir. Floranın bozulması kişide, metabolik sendrom dediğimiz, şişmanlık , yağlanma ve insulin direncine yol açabilmektedir.

Safra kesesi alındıktan sonra beslenmede nelere dikkat edilmelidir?

Safra kesesinin hastalanması, özellikle sindirim sistemi olmak üzere diğer sistemlerdeki
bozukluğun bir yansımasıdır. Bu nedenle safra kesesi alınan kişi iyileşmiş sayılmaz. Vücutta özellikle sindirim sistemi ve diğer sistemlere zarar veren etkenler ortadan kaldırılmalıdır.
Kişi, intoleransı olan yiyeceklerden kaçınmalıdır. Zararlı yiyecekler, safra kesesinde olduğu
gibi tüm vücutta insülin direnci ve kronik infalamasyona yol açmaktadır. Bu yiyecekler genel
olarak gluten, süt, şeker ve zararlı (trans) yağlardır. Bu tip yiyeceklerden mutlaka
kaçınılmalıdır.
Safra kesesi alınan kişiler her ne kadar yağ sindiriminde bozukluk yaşayabilseler de sağlıklı
yağları (tereyağı, zeytinyağı, hindistan cevizi yağı, keten tohumu yağı) tüketmekten
kaçınmamalıdırlar. Öğünlerini azar azar ve daha sık yemelidirler.
Yumurta yiyebilirler.

Safra Kesesi Hakkında Bilgiler

Safra kesesinin fonksiyonları nelerdir?

Safra kesesinin ana fonksiyonu açlık sırasında safrayı depo ederek bekletmek ve bu bekleme esnasında safrayı konsantre hale getirmektir. Safranın açlık sırasında beklemesi sindirim sisteminin dinlenmesi ve sindirim hormonlarının gereksiz yere salgılanmaması içindir. Safranın konsantre edilmesi de yağların daha etkili bir şekilde parçalanmasını sağlayarak bağırsaklardan emilimini kolaylaştırmak içindir. Bu iki fonksiyonun şu faydaları vardır:
– Yağların sindirimini sağlar
– Yağda eriyen vitaminlerin (A,D,E,K vitaminleri) emiliminde görev alır.
– Safradaki safra tuzları ve kolesterol metabolizmasında etkili olarak karaciğeri, mide, ince ve kalın barsakların iç yüzeyini korur.
– Safra kesesinin kasılmasıyla safranın bağırsağa yoğun olarak akışı bağırsak hareketlerini artırarak sindirimi hızlandırır.
– Güncel çalışmalarda safra kesesinin bağışıklık sistemimizde de etkisi olduğu belirtilmektedir.

Yemek anında ince bağırsaktan salgılanan Kolesistokinin adlı hormon safra kesesini kasarak safranın oniki parmak bağırsağına akmasını sağlar. Buraya akan safra yağların ve yağda eriyen vitaminlerin emilimini sağlar.

Safra taşı tipleri nelerdir?

Kolesterol taşları: En sık görülen taş tipidir. Genellikle sarının değişik tonlarında renkleri vardır. Safra yüksek oranda çözünememiş kolesterol içerdiğinde kolesterol taşları oluşur. Yüksek kalorili diyet , yüksek kan kolesterolü , şişmanlık , hızlı kilo kaybı , iltihabi bağırsak hastalığı , bağırsak flora bozukluğu , yüksek doz östrojen tedavisi veya genetik yatkınlık sonucu oluşurlar.
– Pigment taşları: Safranın yüksek oranda bilirubin içerdiği durumlarda oluşan koyu kahverengi veya siyah taşlardır. Kan hastalıkları , kronik bakteriyel veya parazitik enfeksiyonlar sonucu oluşurlar

Safra taşı nasıl oluşur?

Safra kesesi vücudumuzdaki tüm organ ve sistemler ile iletişim halinde çalışan bir organdır.
Diğer sistemlerdeki bozukluk safra kesesini de etkiler. Sindirim sistemindeki bozukluklar tüm sistemlerde olduğu gibi safra kesesinde de kronik inflamasyona ve fonksiyon bozukluğuna sebep olur. Kronik inflamasyon sonucu kolesterol, safra asidi ve karaciğer metabolizması da etkilenerek fonksiyonu bozulmuş safra kesesinde taşlara ve kronik iltihapa sebep olur.
Kolesterol suda eriyebilen bir madde değildir. Safrada çözünür halde taşınabilmesi için başka maddelerle birleşik halde taşınır. Safranın içerisinde su, kolesterol, safra tuzları, lesitin, elektrolitler ve bilirubin bulunur. Bu içeriklerin oranları sabittir.Genellikle Kolesterol-Safra tuzu-Lesitin oranında kolesterol artışıyla meydana gelen değişiklikler sonucu safra kesesinde çamur, kristal ve daha sonra kolesterol taşları oluşur.
Safra taşı oluşumundan sadece safra kesesini sorumlu tutmak veya safra kesesini alınca tüm sorunların ortadan kalkacağını düşünmek yanlış ve eksik bir yaklaşımdır.

Safra taşları kimlerde daha sık görülür?

Kadınlarda daha sık görülmektedir. Özellikle 40 yaş üzeri, sarışın, şişman , hormon tedavisi gören kadınlarda daha sık görüldüğü belirtilmektedir. Hamilelik sırasında da görülme oranı artmaktadır.
Vücudumuzdaki sistemlerin her birindeki bozukluk , diğer organlarda da olduğu gibi, safra kesesinin fonksiyonunu da etkilemektedir. Bu nedenle düzensiz beslenen, sindirim sistemi organlarında problemi olan, insülin direnci veya diyabeti olan , sık ilaç kullanan, hareketsiz yaşamı olan her insanda safra taşı görülme olasılığı fazladır.

İlaçlar safra taşı yapar mı?

Östrojen hormonu içeren ilaçlar ve doğum kontrol hapları: Cilt bandı şeklinde kullanılan östrojen preparatları riski daha az artırmaktadır.
Lipid düşürücü ilaçlar (Klofibrat içerenler) , Tamoksifen
Bu ilaçları kullananlarda safra taşı oluşma riskinin arttığı belirtilmektedir.

Safra taşları ne gibi rahatsızlıklara sebep olur?

Safra taşları uzun yıllar herhangi bir şikayet yaratmayabilirler veya mide şikayetlerine benzer şikayetler yaratarak kişi farkına varmadan safra kesesinde kronik inflamasyona sebep olabilirler.
– Sindirim problemleri: Yemeklerden yaklaşık 30-45 dk sonra başlayan ve sırta vuran mide ağrısı, şişkinlik , bulantı gibi şikayetler oluşturabilir.
– Safra kesesi iltihaplanması: Safra taşının, safra kesesi kanalını tıkaması sonucu safra kesesi iltihabı gelişir. Karnın sağ üst tarafında, sırta vuran şiddetli karın ağrısı , yüksek ateş, bulantı-kusma şeklinde belirti verir.
– Sarılık: Safra kesesinden ana safra kanalına taş düşmesi sonucu mekanik sarılık gelişebilir.

– Pankreatit: Ana safra kanalına ve oradan oniki parmak bağırsağına düşen küçük taşlar pankreas bezinde iltihaplanmaya yol açabilir.
– Safra kesesi kanseri: 2 cm’den büyük taşların safra kesesi kanseri ile birlikteliğinin daha sık olduğu belirtilmektedir.

Safra çamuru veya taşları eritilebilir mi?

Küçük ve kalsiyum içermeyen saf kolesterol taşlarında eritme tedavisi uygulanabilir.
Ursodeoksikolik asit veya Kenodeoksikolik asit gibi ilaçlarla başarı oranı %20 civarındadır.

Safra Kesesi Polipleri

Safra kesesi polipi nedir?

Safra kesesi duvarının iç yüzünde oluşan et beni benzeri oluşumlardır. Ultrasonografi ile rahatlıkla görülebilirler.

Safra kesesi polipleri nasıl tedavi edilir?

Safra kesesi poliplerinin %95’i iyi huyludur. Polipin büyüklüğüne göre kanserleşme oranı artar. Ancak safra kesesi kanseri çok nadir bir hastalıktır. Büyüklüğü 1 cm’den az olanlar tedavi edilmeden takip edilebilirler. 1 cm’den büyük polipler tedavi edilmelidir. Standart tedavi safra kesesinin alınmasıdır. Ancak laparoskopik olarak sadece polip alınabilir ve patoloji sonucuna göre safra kesesinin alınıp alınmayacağına karar verilebilir.

Daha detaylı bilgi almak için lütfen iletişime geçiniz.

Surgimed Clinic , Op. Dr. Hakan Akıncı
Hakkı Yeten Cad. Fulya Aşçıoğlu Plaza No:10 Kat:1 D:3 Şişli – İstanbul
Tel : +90 212 231 80 71